12 Ocak 2026 Pazartesi
Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, Askeri Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen incelemede, Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı bünyesindeki Ulaştırma Yönetim Şube Müdürlüğünde görev yapan bazı personelin, hizmet alımı yapılan firmalarla anlaşarak menfaat temin ettiği tespit edildi.
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, 2019-2024 yılları arasında gerçekleştirilen 18 ayrı ihaleye ait hakediş belgelerinde, taşımada kullanılan araç sayıları ve kilometre miktarlarının bilinçli şekilde yüksek gösterildiği, bu yöntemle firmalara yersiz ödeme yapıldığı belirlendi.
Milli Savunma Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerince yapılan incelemeler sonucunda, oluşan toplam kamu zararının 23 milyon 578 bin 505 TL olduğu kayıtlara geçti.
Elde edilen bulgular doğrultusunda başsavcılığın talimatıyla, kontrol teşkilatında görev yapan 6 askeri personel ile birlikte firma sahibi ve yetkilisi 15 kişi hakkında işlem yapıldı. Şüpheliler, “edimin ifasına fesat karıştırma” ve “rüşvet” suçlamalarıyla gözaltına alındı.
Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü ve yeni gözaltıların gündeme gelebileceği belirtildi.
Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılmasının temel hedefler arasında yer aldığını vurgulayan Memişoğlu, sigara ve tütünle mücadelenin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda sigara bırakma poliklinikleri ile sahada görev yapan mobil ekiplerin daha aktif çalışması planlanıyor.
Mevzuat çalışmalarına ilişkin bilgi veren Bakan Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Şu anda çalışıyoruz. Özellikle tütünle ilgili sigara bırakma polikliniklerimiz, sahaya çıkan mobil ekiplerimizin yanında mevzuatsal anlamda bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışmayla esasında tütün bağımlılığı mücadelesini çok daha etkin hale getireceğiz. Kapalı alanlarda tütün ve sigara kullanımı konusunda mevzuatlarla ilgili iyi bir çalışma yapıyoruz. İnşallah kısa zamanda Meclisin gündemine bunu taşıyacağız. Cumhurbaşkanımızın onayı ile bu konuda mücadeleyi çok daha etkin hale getirmemiz lazım.”
Yeni dönemde yalnızca tütün değil, şeker ve gıda tüketimine yönelik denetimlerin de sıkılaştırılması planlanıyor. Bu kapsamda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın da dahil olduğu çok paydaşlı bir çalışma yürütülüyor.
Bakan Memişoğlu, hazırlık sürecine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hem tütünle hem de gıda ve şekerle ilgili Tarım Bakanlığımızın da dahil olduğu bir çalışma içerisindeyiz. Onu da yakında kamuoyu ile paylaşacağız.”
Yetkililer, hazırlanmakta olan düzenlemelerle birlikte hem denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini hem de toplum genelinde bağımlılıklarla mücadelenin daha görünür ve etkili hale getirilmesini hedefliyor.
Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen proje kapsamında kura süreci 29 Aralık’ta başladı. İlk iki haftada tamamlanan çekilişlerle birlikte 16 ilde 54 bin 307 sosyal konutun hak sahipleri, noter huzurunda yapılan çekilişlerle belirlendi.
Adıyaman’dan Tunceli’ye, Antalya’dan Kars’a kadar geniş bir coğrafyada gerçekleştirilen kura çekimleriyle on binlerce aile ev sahibi olma yolunda ilk adımı attı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 12–18 Ocak haftasına ilişkin kura takvimini kamuoyuyla paylaştı. Kurum, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“16 ilimiz tamam. ‘Ev Sahibi Türkiye’ diyerek bu hafta 7 şehrimizde daha kura heyecanı yaşanacak. Kuraları çekilen illerde konutlarımızın yapımına hızla başlayacağız. Bu büyük proje, ekonomimize ve istihdama da önemli katkı sağlayacak.”
Bu haftaki kura çekimlerinin programı şu şekilde:
Bu programla birlikte yalnızca bir hafta içinde 21 binden fazla sosyal konutun hak sahipleri netleşmiş olacak. Malatya’da yapılacak kura çekimine Bakan Murat Kurum’un da katılması bekleniyor.
2026 yılına hızlı bir yükselişle başlayan altın ve gümüş fiyatları, küresel siyasi tansiyonun artmasıyla birlikte dikkat çekici seviyelere ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın sert tehdit içeren açıklamaları, piyasalarda belirsizlik algısını artırırken, yatırımcılar yönünü güvenli liman olarak görülen altın ve gümüşe çevirdi.
Haftanın ilk işlem gününde gram altın, 6.386 TL seviyesinin üzerine çıkarak yeni bir zirve denemesine başladı. Böylece gram altın, yılın ilk haftalarında yaklaşık yüzde 5 oranında değer kazanmış oldu.
Gram altın, 29 Aralık’ta 6.279 TL ile tüm zamanların en yüksek seviyesini test etmiş, ardından yaşanan geri çekilme ile yılı 5.952 TL seviyesinden kapatmıştı. Yeni yılın ilk günlerinde yeniden yükseliş trendine giren altın, yatırımcısının yüzünü güldürdü.
Uluslararası piyasalarda da dikkat çeken bir hareket yaşandı. Ons altın, haftaya 4.572 dolar seviyesinden başlayarak tarihi rekorunu yeniledi. Daha önce 12 Aralık’ta 4.549 dolar ile zirve yapan ons altın, bu seviyenin üzerine çıkarak rekorunu tazeledi.
Geçtiğimiz yıl altına kıyasla daha yüksek getiri sağlayan gümüş, 2026’ya da hızlı bir başlangıç yaptı. Geçen hafta 100 TL seviyelerinde işlem gören gram gümüş, hafta sonunda 110 TL’yi aşarken, pazartesi günü itibarıyla 123 TL seviyesine kadar yükseldi.
Uluslararası piyasalarda ise ons gümüş, tarihinde ilk kez 83 dolar seviyesinin üzerine çıkarak dikkatleri üzerine çekti.
Analistler, jeopolitik risklerin sürmesi halinde değerli metallerdeki yükseliş eğiliminin korunabileceğini, ancak kısa vadede kâr satışlarının da gündeme gelebileceğini belirtiyor. Bu hafta açıklanacak küresel ekonomik veriler ve siyasi gelişmelerin, altın ve gümüş fiyatları üzerinde belirleyici olması bekleniyor.
Doğum izni sürelerinin uzatılmasına yönelik hazırlanan düzenlemede sona gelindi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin çalışmaların tamamlandığını ve düzenlemenin kısa süre içerisinde Meclis’e sunulacağını açıkladı.
AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Göktaş, düzenlemenin komisyon aşamasının ardından yasalaşmasını beklediklerini belirtti. Göktaş, yeni sistemle birlikte annelere doğum izninin kullanımında esneklik sağlanacağını ifade etti.
Buna göre, mevcut uygulamada olduğu gibi doğum öncesi 8 haftalık izin korunacak, ancak anneler isterlerse bu sürenin 6 haftasını doğum sonrasına aktarabilecek. Böylece toplam izin süresi 24 haftaya kadar uzatılabilecek.
Yeni düzenleme, yalnızca anneleri değil babaları da kapsıyor. Bakan Göktaş, babalık izninin 5 günden 10 güne çıkarılacağını ve bu artışın özel sektörü de kapsayacağını söyledi.
Öte yandan Göktaş, düzenlemenin TBMM’den geçmesi halinde, halen doğum izninde bulunan çalışanların da yeni haklardan yararlanabileceğini açıkladı.